Kayıt Dışı İktisat

Ekonomiyi anlamak için bağımsız bir ses.

Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeleri, piyasaları ve kalkınma meselelerini tartışıyoruz.

Son Bölümler

Tümünü Gör →
Piyasalara Bakış

Altın 4.700$, Petrol 100$ Üstü: Dolar ve Benzinde Yeni Bir Şok mu?

Altının 4.714 dolara, petrolün 100 doların üzerine ve dolar/TL'nin 45,35 seviyesine yükselmesiyle birlikte Türkiye'nin yeni bir dış maliyet şokuyla karşı karşıya kalma riski masaya yatırılıyor. Petrol fiyatındaki artışın ithalat faturası, akaryakıt, gıda ve hizmet enflasyonuna zincirleme etkileri inceleniyor. Türkiye'nin yaklaşık 4.302 tonluk altın stoku, Merkez Bankası rezervleri ve yabancı yatırımcı portföy hareketleri değerlendiriliyor. Swap kanalından 1,7 milyar dolarlık çıkış ve toplam 1,9 milyar dolarlık portföy çıkışına karşın BIST 100'ün güçlü seyri ve CDS priminin gerilemesi tablonun karmaşık yapısını ortaya koyuyor. Sunucu, önümüzdeki dönemde belirleyici olacak üç göstergeye —petrolün 100 dolar üzerinde kalıp kalmayacağına, dolar/TL patikasına ve yerli-yabancı yatırımcı davranışına— dikkat çekiyor.

8 Mayıs 2026 27:26
altın petrol
Piyasalara Bakış

Enflasyon Şoku, Petrol Krizi ve Dolar: Piyasalar Kırılıyor mu?

Kayıt Dışı İktisat'ın 550. yayınında Nisan enflasyonu, petrol fiyatları ve dolar kurundaki gelişmeler kapsamlı biçimde ele alınıyor. Nisan TÜFE'sinin aylık yüzde 4,2 ile beklentilerin üzerinde gelerek yıllık enflasyonu yüzde 32,4'e taşıdığı ve çekirdek göstergelerdeki bozulmanın enflasyonun yapısal sürdüğüne işaret ettiği aktarılıyor. Enerji fiyatlarının aylık yüzde 14,4 artmasıyla hizmet, kira ve gıda fiyatlarına yayılan ikincil etkiler Merkez Bankası'nın faiz indirim yolunu daha da daraltıyor. İSO imalat PMI'ının 45,7'ye gerilemesi ve üretimin zayıflaması stagflasyon riskini öne çıkarırken, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik gerilimler ve 100 doların üzerindeki petrol fiyatları Türkiye'nin cari dengesi ve enflasyonu için ek tehdit oluşturuyor.

6 Mayıs 2026 32:36
enflasyon petrol
Ülke Ekonomileri

Çavuşesku’dan AB’ye Romanya: Büyüme, Göç ve Büyük Eşitsizlik

Romanya'nın 1989 devriminden günümüze uzanan bu bölüm, Çavuşesku sonrası geçiş döneminin kargaşasından başlayarak ülkenin 2007'deki AB üyeliğine ve bugünkü dinamik teknoloji ekonomisine yükselişini ele almaktadır. 1990'larda siyasi istikrarsızlık, hiperenflasyon ve mineriadalar gibi travmatik olaylarla geçen geçiş dönemi, Doğu Avrupa'nın en sancılı dönüşümlerinden birini yaşattı; ancak AB üyelik süreci dışarıdan dayatılan bir reform motoru işlevi görerek ülkeyi sistematik bir değişime zorladı. Bugün Romanya, UiPath gibi küresel dev şirketler çıkaran bilgi teknolojileri sektörüyle Avrupa'nın sürpriz büyüme hikayelerinden biri haline gelmiştir. Bununla birlikte 35 yılda yaklaşık 4 milyon kişilik nüfus kaybına yol açan beyin göçü, derin bölgesel eşitsizlikler ve altyapı yetersizlikleri yapısal engeller olmayı sürdürmektedir. Karadeniz'deki Neptun Deep doğal gaz projesi ve artan NATO önemi ise ülkeyi enerji ve güvenlik açısından stratejik bir konuma taşımaktadır.

5 Mayıs 2026 19:03
romanya geçiş ekonomisi